7 Nisan 2009 Salı

*** korkuyorum ***





1 yorum:

  1. Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
    yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
    kimse duymuyor...

    sustum!
    sustu duda?ğımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
    yaraları yalayan rüzgar
    sokaklarynda kahrolduğum şehir
    gözlerim konuşuyor yalnız...

    sustum!
    bin ah sürüp dudaklarıma
    ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    sustu benimle deniz,
    sustu deli dalgalar, sustu martılar...
    umutlarımı sarıp rüzgarlara
    uzaklara savuruyorum her gece
    yıldızlar yapıp serpiyorum gökyüzüne
    kimse görmüyor...

    sustum!
    saçı ağarmış hayaller
    nemli kirpiklerle
    bulutlandığında gözlerim
    gökte şimşek olup çakıyorum
    kimse farketmiyor...

    Sustum!
    tuz basıp yaralarıma!
    sustum
    içinde volkanlar taşıyan bir dağ gibi
    yaslanıp yalnızlığın duvarlarına
    gül döküp kalabalıklara
    kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
    kimse bilmiyor...

    sustum!
    sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
    acılar konuşuyor şimdi yalnız
    yaralı gönlümün sızıları konuşuyor.
    tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
    atıyorum uçurumlardan
    kimse hissetmiyor...


    sustum!
    saçlarını kokluyorum rüzgarların
    dudaklarından öpüyorum hayatı
    içimde incecik bir sevgi ürperiyor
    sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
    gelmiyor beklediğim bahar
    yaralar merhem tutmuyor
    gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
    mendil silmiyor
    yağmur dinmiyor
    sevdigim bilmiyor...

    sustum!
    içimdeki dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
    sustum
    sustu dudaklarım, sustu gözyaşlarım
    sustu gözlerimdeki şiir
    gönlümdeki nehir
    bulutlar haykırdı isyanımı
    şimşekler haykırdı
    sadece ben duydum
    sadece ben...

    sustum!
    ey beşiğini sallayıp bogdğum hayat
    kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
    yaralar merhem tutmuyor
    geceler avutmuyor
    ben sustum
    acılarım konuşuyor yalnız...

    ben sustum!
    susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
    pencereme vuran yağmur damlaları
    susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar
    gelmiyor bahar
    kuşlar sevinmiyor
    yıldızlar küs
    ay üzgün
    güneş doğmuyor
    acılar dinmiyor
    içimde binlerce yara kanıyor her gece
    kimse bilmiyor...

    sustum!
    sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
    sustu hayat
    sustu zaman
    acılar konuşuyor yalnız
    acılarım konuşuyor
    kimse duymuyor...
    duymuyor...
    duymuyor...
    artık duy sesimi...

    Ve sensizliği solurken bıraktım uykularımı,
    kaç masaL büyüttüm ninniler söyleyip,
    kaç ninnim Oldu gecenin sensizliğine
    YETER ARTIK DUYY

    YanıtlaSil